BASIN BÜLTENİ                                                                                              16.08.2016

 

“MARMARA DEPREMİ” FELAKETİNİ TEKRAR YAŞAMAK İSTEMİYORSAK ARTIK HERKES ÜZERİNE DÜŞENİ BİRAN ÖNCE YAPMALIDIR.

17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 Marmara Depremleri ve son olarak yaşanan Van depremi sonrasında meydana gelen büyük ölçekli can ve mal kayıpları, Mühendislik hizmetleri almamış, denetimsiz yapılaşmaların yol açabilecekleri zararları bütün açıklığı ile gözler önüne sermiştir. 17 yıl önce meydana gelen 7.4 büyüklüğündeki Marmara depremi büyüklük, etkilediği alanın genişliği ve sebep olduğu kayıplar açısından son yüzyılın en büyük depremlerinden birisi olmuştur.

 

Hepimizin bildiği gibi; ülke topraklarımızın %95'i değişik seviyelerde tehlike arz eden deprem bölgeleri içerisindedir. Nüfusumuzun %98'i bu bölgelerde yaşamaktadır. Ayrıca, nüfusumuzun %70'i de 1. ve 2. derece deprem bölgelerinde yaşamaktadır. Kısacası;  ülke olarak neredeyse hepimiz,  can ve mal güvenliği açısından deprem riski ile karşı karşıyayız. Depremlerin gelecekte devam edeceği açıktır bu nedenle tüm doğal afetlere önceden hazırlıklı olmalıyız. O halde; Depremlerin birer afete dönüşmemesi için “can ve mal güvenliğini” esas alacak, etkin bir denetim sistemine fırsat verecek şekilde yapı denetim sisteminin düzeltilmesi gerekmektedir.


Türkiye’de 15 yıldan beri uygulanmakta olan yapı denetim kanununun eksik yönleri olmasına rağmen; bugüne kadar kanun kapsamında inşaatları tamamlanmış olan yapılarda, özellikle “Taşıyıcı Sistemi” ilgilendiren imalatlarda, büyük oranda başarı sağlanmıştır. Ülkemizde bu kanun kapsamında denetimi yapılmış olan binalarımız, öngörülen büyük depremlerde yıkılmayacak ve can kayıpları beklenmemektedir.  Ancak yapı denetim kanunundan önce yapılmış veya kanun kapsamı dışında tutulmuş veya hiç mühendislik hizmeti görmemiş kaçak ve ruhsatsız yapılar için aynı şeyleri söylemek mümkün değildir. Yapı denetimini etkin kılmak ve süreklilik kazandırmak için öncelikle mevcut kanundaki “denetlenen ile denetleyen arasındaki ticari ilişki ” ortadan kaldırılmalıdır. Müteahhit, Yapı Denetim Kuruluşunu kendisi belirlediği sürece, inşaatlarda sağlıklı bir denetimin %100 başarılı olması mümkün değildir. Bu sorunu sürekli dile getirerek, yasanın eksikliğini vurgulamayı görev edindik. Zira bu eksikliğin neden olabileceği can kayıplarının vebalini taşımak istemiyoruz. Kanun yapmaya yetkin olanların da bu sorumluluğu taşımak istemeyeceği inancındayız.

 

Kanun üzerinde yapılacak değişikliklerle taşıyıcı sistemde yakalanan başarı oranını tüm imalatlarda yakalamak mümkündür. Ancak bu konuda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkililerinin de istekli ve kararlı olmaları gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki; Depremler öldürmez, binalar öldürür. Bu can kayıplarının önlenmesi için mevzuat eksiklikleri giderilmiş Bağımsız bir Yapı Denetim sistemi kurulması şarttır. Ne yazık ki; ülkemizde, sadece yıkıcı depremlerden sonrasına hazırlanıyoruz ancak öncelikle yapılması gereken depremden önce alınması gereken önlemlerdir. “yapı denetim”  büyük depremlerden sonra gündeme geliyor ve yeni tedbirler almaya çalışıyoruz. Bu sefer, olası büyük Marmara Depreminden önce bir şeyler yapalım ve mevcut Yapı Denetim Kanununu işler hale getirelim, sorunlu kanun maddelerini düzeltelim. Bu konuda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkililerine büyük görev düşmektedir.

 

Depremin ne zaman olacağını bilemeyiz, ancak ne yapabileceğini biliyoruz. Onun için ülkemizde sağlıksız ve deprem standartlarına uymayan düşük dayanımlı mevcut yapıların “Kentsel Dönüşüm” kapsamında dönüştürülmesi ve bir an önce depreme dayanıklı getirilmesi gerekmektedir. Bu konuda Bakanlığın, Belediyelerin ve vatandaşların duyarlı davranması ve dönüşümü desteklemesi, süreci hızlandıracaktır. Sağlıklı, güvenli, mühendislik hizmeti almış binalarda ve çevrede yaşamak her vatandaşımızın doğal hakkı ve ortak arzusudur.

 

 

 

Ülke çapında uygulanması planlanan kentsel dönüşüm yasası iyi uygulanabilirse ülkemizdeki yapılaşmanın düzeltilebilmesi için tarihi fırsattır. 21.yüzyıla damgasını vuracak olan, sağlam, sağlıklı ve yaşanabilir bir çevre vaat eden “Kentsel Dönüşüm” uygulamalarının başarılı olmasını ve özellikle rantı düşük bölgelerde binaların dönüşümün daha da hızlandırılması sağlanmalıdır. Bunun için riskli bölgelerde imar çalışması yapılarak desteklenmesi gereklidir. Riskli binalarda tespitler bir an önce tamamlanıp bu binalarda yaşayanlar binaların durumu hakkında bilgilendirilmeli,  yıkılıp yeniden yapılması sağlanamıyorsa güçlendirilmesi için gerekli desteğin sağlanması zorunludur.

 

Ayrıca ülkemizde görülen ve herkesin inşaat yapabildiği müteahhitlik sektörü de yasayla disipline edilerek sorumluluk altına alınmalıdır.

 

Yapı denetim sistemi, 1999 depreminden sonra alınan en ciddi tedbirdir. Bütün eksikliklerine rağmen yeni yapılaşmada sağlanan tek güvencedir. ilk oluşturulduğunda bir umut olarak ortaya çıkmış ancak sistem doğru oluşturulamadığı, müteahhit ve belediye çevrelerinde gerekli desteği görmediği için zaman içinde yozlaşarak etkisizleştirilmiştir. İçinde bulunduğumuz dönemde yapı denetim şirketlerinin, sisteminin ve inşaat sektörünün ciddi sıkıntıları bulunmaktadır. Yapı Denetim Kuruluşları Birliği olarak yapmış olduğumuz girişimler neticesinde sistemi disipline edecek bazı yasal düzenlemeler yaptırılmasına rağmen halen yetersiz kalmaktadır. 4708 sayılı yapı denetim yasasında bütün üzerinden köklü bir düzenleme yapılarak BAĞIMSIZ bir denetim sistemi oluşturulması gerekmektedir. Planlama aşamasından başlayarak denetim ve yapı işlerinin tamamlanmasına kadar geçen sürenin ancak; sistemin tüm aktörlerinin etki alanına alınabildiği bir bütün dâhilinde düşünülerek oluşturulacak bağımsız bir üst kurul tarafından koordine edilerek düzene koyulabileceğini düşünüyoruz.

 

Bugünlerde gündeme gelen askeri alanların boşaltılmasıyla ortaya çıkacak alanların iyi planlanarak yeşil alan olarak korunması ve kaybolan toplama alanların tekrar kazanılmasının uygun ve önemli olacağını düşünüyoruz.

 

17 Ağustos Marmara Depreminin yıl dönümü vesilesiyle depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allahtan rahmet, yakınlarına baş sağlığı diliyor böylesine büyük acıların tekrar yaşanmamasını umut ediyoruz. 

 

 

 

YAPI DENETİM KURULUŞLARI BİRLİĞİ DERNEĞİ

 

GENEL BAŞKAN

TEKİN SARAÇOĞLU