Atatürk'ün hayatı boyunca inandığı
ve aşama aşama ulaştığı cumhuriyet, daha sonraki devrimlerin
gerçekleşme koşulunu da yaratmıştır. Yani Atatürk'ün düşüncesinde
cumhuriyet, padişahlığı yıkan ve yerine geçen, siyasal
işlevi dışında, yeni Türkiye'yi oluşturacak bir dizi devrimlerinde
gerçekleştirileceği, toplumsal yanı ile de yer tutmaktadır.
"Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz
devrimlerin amacı, Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamıyla
çağdaş ve bütün anlam ve biçimiyle uygar bir toplum haline
getirmektir. Devrimlerimizin asıl ilkesi budur"
Atatürk "Her terakkinin
ve kuruluşun anası hürriyettir" derken cumhuriyeti
özgürlük ilkesine dayandırmaktadır. Bu ilke siyasal anlamda
karşılığını demokrasi olarak bulmakta ve cumhuriyetin esas
unsurlarından birini oluşturmaktadır.
Atatürk "Özgürlüğün de,
adaletin de dayanak noktası ulusal egemenliktir" diyerek
cumhuriyetin esas unsurlarından ulusal egemenlik ilkesini
belirlemektedir. Atatürk'ün ulusal egemenlik ve demokrasi
ilkelerine dayandırdığı cumhuriyet düzenine ilişkin düşüncesini
en özlü biçimde şu cümlede görebiliriz:
"Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir.
İcra kudreti, tesri-i selahiyeti milletin yegane mümessili
olan mecliste tecelli ve temerküz etmiştir. Bu iki kelimeyi
bir kelimede hülasa etmek kâbildir: Cumhuriyet". |